Orta Doğu’da Yeni Barış Anlaşması: Türkiye’nin Rolü ve Diplomatik Etkileri
2025’te imzalanan Orta Doğu Barış Anlaşması, bölgede kalıcı barış için önemli bir adım. Türkiye, anlaşmada arabulucu ve garantör rolü üstlenerek hem siyasi hem ekonomik kazanımlar elde etti.

2025 yazı, Orta Doğu diplomasisi açısından tarihi bir dönemeç olarak kayda geçti. 14 Ağustos’ta imzalanan Yeni Orta Doğu Barış Anlaşması, bölgede uzun süredir devam eden çatışmaların sona erdirilmesi yönünde atılmış en kapsamlı adımlardan biri olarak değerlendiriliyor. Türkiye, anlaşmanın şekillenmesinde aktif rol alarak hem bölgesel hem de küresel siyasetteki konumunu güçlendirdi.
-
Tarihsel Arka Plan
Orta Doğu, onlarca yıldır etnik, dini ve siyasi çatışmalara sahne oldu. Filistin-İsrail sorunu, Suriye iç savaşı, Yemen’deki insani kriz ve Körfez ülkeleri arasındaki rekabet, bölgeyi istikrarsız kıldı. 2020’li yıllarda küresel enerji piyasalarındaki değişim ve yeni diplomatik dengeler, barış arayışlarını yeniden gündeme taşıdı.
-
Anlaşmanın Kapsamı
Yeni barış anlaşması;
-
İsrail ile Filistin arasında iki devletli çözüm yol haritası
-
Suriye’de anayasal reform süreci ve ateşkesin kalıcı hale getirilmesi
-
Yemen’de insani yardım koridorlarının açılması
-
Bölgesel ekonomik iş birliği platformunun kurulması
gibi maddeler içeriyor.
Anlaşma, BM gözetiminde imzalandı ve ABD, AB, Rusya ile birlikte Türkiye, Katar ve Mısır garantör ülke statüsü kazandı.
-
-
Türkiye’nin Rolü
Türkiye, son iki yılda yürüttüğü “Dengeleyici Diplomasi” stratejisiyle hem Batı hem Doğu ile diyalog kanallarını açık tutmayı başardı.
-
Filistin-İsrail görüşmelerinde arabuluculuk
-
Suriye’de anayasa komitesine ev sahipliği
-
Yemen’de insani yardım lojistiğinin sağlanması
Türkiye’nin barış sürecinde öne çıkan katkıları arasında yer aldı.
-
-
Ekonomik ve Stratejik Kazanımlar
Barış süreci, Türkiye için hem ekonomik hem jeopolitik fırsatlar doğuruyor.
-
Enerji Koridoru: Doğu Akdeniz doğalgazının Türkiye üzerinden Avrupa’ya taşınması
-
Ticaret Rotası: Basra Körfezi ile Akdeniz arasında lojistik hatların açılması
-
Turizm Potansiyeli: Bölgedeki güven ortamının artmasıyla turizm gelirlerinde yükseliş beklentisi
-
-
Uzman Görüşleri
Uluslararası ilişkiler uzmanı Prof. Dr. Ahmet Kaya, “Türkiye’nin bu anlaşmadaki etkin rolü, son yıllarda izlediği çok yönlü dış politikanın bir sonucu. Artık Türkiye, sadece bölgesel değil küresel bir diplomasi aktörü olarak görülüyor” değerlendirmesinde bulundu.
-
Eleştiriler ve Zorluklar
Her ne kadar anlaşma umut verse de, bazı analistler uygulama sürecinde zorluklar yaşanabileceğine dikkat çekiyor. Özellikle Filistin’deki iç siyasi bölünmeler, İsrail’deki güvenlik politikaları ve Suriye’deki yerel aktörler sürecin önündeki başlıca engeller olarak görülüyor.
-
Gelecek Senaryoları
Kısa vadede anlaşmanın siyasi etkilerinin hissedileceği, orta ve uzun vadede ise ekonomik iş birliklerinin öne çıkacağı tahmin ediliyor. Türkiye’nin sürecin garantörlerinden biri olarak aktif diplomasiyi sürdürmesi, anlaşmanın kalıcılığı açısından kritik önemde.
Sonuç:
Orta Doğu’da imzalanan yeni barış anlaşması, sadece bölge için değil, küresel barış çabaları açısından da önemli bir dönüm noktası. Türkiye’nin diplomatik başarısı, önümüzdeki yıllarda ülkenin dış politika vizyonunun daha da güçlenmesine katkı sağlayacak.
Tepkiniz nedir?